Dünya Bizim Kitaplığı
Sondevir hafta sonu

Son Devir

Son Devir Haber Portalı

tasit.com - hayalin bir tık önünde!
  • Son Devir / Twitter
  • Son Devir / Faceebook
09:41, 02 Eylül 2014 Salı
16:27, 15 Haziran 2013 Cumartesi

KİŞİSEL GELİŞİM

Son Devir'i beğen,
son dakika haberlerini kaçırma
facebook.com/sondevir
Son dakika haberlerini
Son Devir'de takip et
twitter.com/sondevir
Hoş gör sen, boşver gitsin aldırma…

Hoş gör sen, boşver gitsin aldırma…
Kalbinin sesini dinle.

  • Save it!
  • digg'e kaydet
  • StumbleUpon
  • LinkedIn
  • #fikriniyaz

Sevmek bu kadar zor mu? Her şeye rağmen sevmek enayilik mi? Sizi kıran eşinizi affetmeniz, suratsız komşunuza her sabah gülümseyip günaydın demeniz veya size yapılan bir kabalığı görmezden gelip yola devam etmek imkansız mı? Küçücük olayları gözümüzde büyütüp, dallandırıp budaklandırmaya bayılıyoruz.

Gözümüzün önündeki güzellikleri görmezden gelmek bizim için çok kolayken, olumsuz şeyleri görmek çok kolay. Arkadaşlarımız, ailemiz hatta kendimiz dahil herkesin sevmediğimiz yönlerini tıkır tıkır sayarız.

Hiç sevmiyorum! Nefret ediyorum! Sinir oluyorum!” gibi cümleleri söylemek o kadar kolay ki. Ama ”Seviyorum” demek bir o kadar zor pek çoğumuz için. İyi tarafından bakmayı, affetmeyi, gülüp geçmeyi aptallık gibi görüyoruz. Zayıf hissediyoruz kendimizi affedince.

İntikam almak bizi güçlendirecekmiş gibi geliyor. Dişe diş, kana kan diyoruz dolayısıyla. Aslında durum tam tersi. İntikam negatif duygularımızı canlı tutan ve bizi sevgiden uzaklaştıran bir his.

Aslında intikam bir düşünce yapısı, zihnin bir oyunu, öğrenilmiş bir davranış biçimi. İnsanın özünde, doğasında, ruhunun yaratılışında intikam diye bir şey yok. Sadece sevgi var.

Bir bebeği düşünün, henüz hiçbir şey öğrenmemişken intikam diye bir şeyden haberi var mı? Geceleri sizi uyutmaması intikam almak için mi? Bazen durmamacasına ağlaması size acı çektirmek için mi? Hayır elbette. Sadece yaşam mücadelesi veriyor.

Ya karnı aç garibimin, ya gazı var, ya ağrısı. Onda intikam diye bir olgu yok. Ta ki o meleksi varlık sizden veya çevresinden intikam ile ilgili bir şeyler öğrenene kadar. Canı acıtıldığında, can acıtması gerektiği öğretiliyor ve olanlar oluyor :)

En kötüsü de, affedemediklerinin acısını başkalarından çıkaranlar. Geçmişte birinden gördüğü kötü davranışın bedelini bugününde olana ödetir bu insanlar.

Aslında farkında bile değillerdir. Öğrendiklerini uygularlar sadece. İşte burada durmak istiyorum. İstisnasız hepimiz ÖĞRENDİĞİMİZ DAVRANIŞLARI UYGULUYORUZ. Hayatımızın başlamasından itibaren bilinçaltımıza bilgiler depolanıyor.

Ve bu bilgilerle yaşamımızı şekillendiriyoruz. Öğrendiğimiz intikam ise onu uyguluyoruz. Sevgi ise onu uyguluyoruz. Bu yüzden çocuklarımıza sevgiyi, affetmeyi, hoş görmeyi öğretmek öyle önemli ki! Bunu bir düşünün isterim.

Affetmek-İntikam Almak öyle ayrıntılı bir konu ki, günlerce konuşsak bitmez. Fakat size şu kadarını söyleyeyim, eğer insanlara sevgi ile bakarsanız, kalplerini görmeye çalışırsanız affetmeniz kolaylaşır.

Haksız olduğunuz için affetmiyorsunuz, ruhunuzu serbest bırakmak için affediyorsunuz. Kendiniz için, temiz kalmak için. Affedince karşı tarafın şartlarını kabul etmiş olmuyorsunuz. Siz yine duruşunuzu bozmayın ama kalbinizi de bozmayın. 

Affetmek teslim olmak demek değildir. Bunu unutmayın lütfen. Konuya bir de bu açıdan bakın. Bana hak vereceksiniz.

Ben artık, neredeyse hemen affediyorum. Üzerimdeki yüklerden nasıl kurtulduğumu anlatamam size :) 

Üzüleceğim olaylar yaşamıyor muyum? Tabii ki yaşıyorum. Ama bunun üzerine günlerce düşünüp kendimi nefretle doldurmaktansa, affedip geçmeyi tercih ediyorum. Hayata geniş açıdan bakmak işinizi kolaylaştırır. Yaşanan her şeyin bir sebebi vardır.

Öğrenmek için çaba göstermeliyiz. O kişiden, o olaydan ne öğreneceğiz? Önemli olan budur. Affedememek yolumuza taş koyar. Yola devam etmek için o taşları kenara çekmek ve geride bırakmak gerekir.

Bir nehir olduğunuzu düşünün ve her affedilmez kişinin aktığınız o yolda kocaman bir kaya olduğunu. Kayalar biriktikçe akışınız zorlaşır, hızınız kesilir. Coşkuyla akmak varken neden takılıp durasınız?

Son olarak diyorum ki hoşgörün, sevin ve affedin. Kalbinizi dinleyin. Mümkün olduğunca kalpten konuşan, sevgi dolu, huzurlu insanlarla zaman geçirin.

Ailemizi seçemeyiz ama arkadaşlarımızı veya eşimizi seçebiliriz. Sizi çok zorlayan insanları hayatınızda tutmayın. Yardımcı olmaya çalışın elbette ama ısrarla yardım almayanları bırakın.

Onları affedin ve gitmelerine izin verin. Hepimizin bir varoluş amacı var. Yaşadıklarımızın bir sebebi var. Seçimler bize ait. Ruhunuz için iyi olanı seçin.

Cesur olun. Sevgi içeren her ilişki zamanı geldiğinde yine sevgi ile size dönecektir. Canınızı sıksalar bile hoşgörün insanları, hayatı kendinize zehir etmeyin. Kabul etmeyi öğrenin ve olduğu gibi sevin. Basit ama çok etkili :)

Başarılar dilerim :)

Yazan : Aslı Ece Özdoğan / kendinigelistir.com


  • Save it!
  • digg'e kaydet
  • StumbleUpon
  • LinkedIn
  • facebook'ta paylas
  • Yazdır
  • Arkadaşıma Gönder


İlgili Konular » Hoşgörü | Affetmek |
Bu habere sen ne diyorsun?



Yorum Yaz








Kalan karakter:
Değiştir

Bugün En Çok Okunanlar