1937-1938'de Dersim'de neler yaşandı? | TARİH |

Dünya Bizim Kitaplığı

Son Devir

Son Devir Haber Portalı

Sondevir hafta sonu
  • Son Devir / Twitter
  • Son Devir / Faceebook
05:31, 22 Aralık 2014 Pazartesi
13:32, 16 Kasım 2011 Çarşamba

TARİH

1937-1938'de Dersim'de neler yaşandı?

1937-1938'de Dersim'de neler yaşandı?
1937-1938'de yaşanan ayaklanma ve buna karşı CHP'li tek parti iktidarlarının düzenlediği operasyonlar ise gizemini koruyor. Bazı araştırmacılar devletin o dönemde isyancılara 'zehirli gaz' kullandığını iddia ediyor.

  • Save it!
  • digg'e kaydet
  • StumbleUpon
  • LinkedIn
  • #fikriniyaz

 

Dersim İsyanı olarak anılan olaylar, şu anki adıyla Tunceli ili'nde (Dersim) 1937 yılında merkezi hükümetle Dersim aşiretleri arasındaki anlaşmazlıklar sonucu yaşanan olayların genel adıdır. Dersim'de mutlak devlet hakimiyetini sağlamak için Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen harekât ise Dersim Harekâtı'dır.

ARKA PLAN

Osmanlı Dönemi'nden beri isyanların yaşandığı Dersim, cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren devletin gücünü tesis etmede sorunlu bir bölge olarak görülür.

Bu durum karşısında 2510 sayılı 13 Haziran 1934 tarihli İskân Kanunu ile "Türk olmayan vatandaşların, Türklüğün yoğun olduğu yerlere iskânı" mümkün hale getirildi.

25 Aralık 1935 tarihinde de 2884 sayılı Tunceli Vilayeti'nin İdaresi Hakkında Kanun çıkarıldı ve 4 Ocak 1936 tarihinde Dersim Vilayeti'nin adı Tunceli Vilayeti oldu.

İsyanın hemen öncesinde ise 6 Haziran 1936 tarihinde tarihî Dersim Bölgesini (Tunceli, Elazığ ve Bingöl) kapsayan ve merkezi Elazığ'da bulunan Dördüncü Umumi Müffetişlik kuruldu ve Umumi müfettişliğe Korgeneral Abdullah Alpdoğan atandı.

Korgeneral Alpdoğan, mahkeme kararlarını imzalamaya, düzeni ve güvenliği sağlamak açısından gerekli gördüğü durumlarda ilde yaşayan kişileri ve aileleri, il sınırları içinde bir yerden bir başka yere göndermeye ve il sınırları içinde oturmalarını yasaklamaya da yetkiliydi.

Bölgede güvenliği sağlamak maksadıyla yeni karakollar inşaa edilmeye başlandı. Bu durum ise bölge insanında huzursuzluğa neden oldu.

İSYANIN BAŞLAMASI

Eski Dışişleri Bakanlarından İhsan Sabri Çağlayangil'in anlatımına göre, (20 Mart) 1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere Dersim'e gelecekti.

Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmen'in komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerin tümü öldürüldü.

27 Mart 1937 tarihinde Tunceli-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakıldı.

Bu durum üzerine Korg. Alpdoğan'ın düzenlediği ilk harekât başarısızlıkla sonuçlandı. Aşiretler ise bunun verdiği moralle tamamen silahlandı. Bu yüzden isyanı bastırmak iyice zorlaştı.

Alpdoğan yanına aldığı 50.000 asker ile bölgeye gitti fakat dağları bir türlü aşamadı. Bunun sonucunda bir hava saldırısı gerektiğine karar verdi.

Gerekli onayı alınca Atatürk'ün evlatlığı Sabiha Gökçen'i davet etti. Sabiha Gökçen de kabul edip Hava Kuvvetleri'nden 3 uçak filosu ile havadan saldırı gerçekleştirdi.

İsyancıların saklandıkları en büyük yer olan Laş mevkiini yerle bir etti.

sabihagökçen

SEYİT RIZA VE 5 KİŞİ ASILDI

10-12 Eyül 1937 tarihleri arasında Seyit Rıza barış görüşmesi için Erzincan Vilayet konağına geldi ve o arada tutuklandı.

Ertesi gün, Elazığ'da bulunan Umumi Müfettişliğe nakledildi ve 15 - 18 Kasım 1937 tarihleri arasında Seyit Rıza ve Halvori gözeleri'nde toplantı yapan 6 kişi idam edildi.

Seyit Rıza'nın 18 Kasım'da idam edilirken son sözleri “Evladı Kerbelayık! (Kerbela evlatlarıyız) Bîhatayık! (Hatamız yoktur) Ayıptır, zulümdür, cinayettir!" oldu.

Çok sayıda aşiret üyesi değişik hapis cezalarına çarptırıldı.

17 Kasım 1937 tarihinde Mustafa Kemal Diyarbakır'dan Elâzığ'a geldi ve Tunceli'nin Pertek kazasına geçerek Murat Nehri üzerindeki Singeç Köprüsü'nün açılış törenine katıldı.

Ancak olaylar durulmadı ve 1938'de Kureyşan aşireti intikam için diğer aşiretleri silahlanmaya davet etti.

Dönemin başbakanı Celal Bayar Dersimli isyancılara karşı saldırıyı onayladı ve 2 Ocak - 7 Ağustos 938 tarihlerinde İkinci Tunceli Harekâtı gerçekleştirildi.

10-17 Ağustos 1938 tarihinde de Üçüncü Tunceli Harekâtı düzenlendi.

6 Eylül'de başlayan temizleme operasyonları da 17 gün boyunca devam etti.

Harekât sonucunda çoluk çocuk, genç yaşlı, kadın erkek ayrımı yapılmadan 13.bin ile 40 bin arasında sivil öldürüldü.

2 bin 248 hane, 11 bin 818 kişi başka yerlere sürgün edildi. Sürgün edilen aileler arasında bugün CHP genel başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu'nun ailese de bulunuyordu.

ZEHİRLİ GAZ KULLANILDI İDDİASI

Harekat sırasında zehirli gazlarla katliam yapıldığı yönünde haber yapan Köroğlu adlı bir gazete hemen kapatıldı.

Hava Kuvvetleri eski komutanlarından Org. Muhsin Batur, Dersim üzerinde yaklaşık iki ay görev yaptı, ancak hatıralarında okurlarından özür dileyerek hayatının o bölümünü yazmayacağını açıkladı.

CHP milletvekili Hüseyin Aygün de konuyla ilgili en kapsamlı bir araştırma olarak nitelendirilen 'Dersim 1938 ve Zorunlu İskân' adlı kitabında, isyanın açıkça kışkırtılarak çıkarıldığını,

Cumhuriyet dönemi ayaklanmaları içerisinde sivillere yönelik eziyetin ve kıyımın en şiddetlisine Dersimlilerin uğradığını,

ardından da isyancılarla beraber aileleri ve hatta isyana iştirak etmeyenlerin de eziyete ve kıyıma maruz kaldığını,

binlerce sivil vatandaşın öldürülmüş ve kalan on binlercesinin de sürgün edilmiş olduğunu söylüyor.

10-12 Eyül 1937 tarihleri arasında Seyit Rıza barış görüşmesi için Erzincan Vilayet konağına geldi ve o arada tutuklandı.

Ertesi gün, Elazığ'da bulunan Umumi Müfettişliğe nakledildi ve 15 - 18 Kasım 1937 tarihleri arasında Seyit Rıza ve Halvori gözeleri'nde toplantı yapan 6 kişi idam edildi.

Çok sayıda ayaklanmacı değişik hapis cezalarına çarptırıldı.

Asılan kişiler şunlardır:

Seyit Rıza
Resik Hüseyin (Seyit Rıza'nın oğullarından, 16 yaşında)
Seyit Hüseyin (Kureyşan-Seyhan aşiret reisi)
Fındık Ağa (Yusfanlı Kamer Ağa'nın oğlu)
Hasan Ağa (Demenan aşiret reisi Cebrail Ağa'nın oğlu)
Hasan (Kureyşanlardan Ulkiye'nin oğlu)
Ali Ağa (Mirza Ali'nin oğlu)

 


  • Save it!
  • digg'e kaydet
  • StumbleUpon
  • LinkedIn
  • facebook'ta paylas
  • Yazdır
  • Arkadaşıma Gönder


İlgili Konular » dersim 16 kasım |
Bu habere sen ne diyorsun?



Yorum Yaz








Kalan karakter:
Değiştir