Piyasaların günah keçisi dürüst üretici ve perakendeci oldu

Sondevir.com / Haber Merkezi

Son dönemde döviz kurunda yaşanan hareketlilik, birçok sektörde fırsatçıları ve kavgayı beraberinde getirdi.
Hükümet tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen stokçular ve fahiş zam yapan fırsatçılar yüzünden dürüst esnaf haksız suçlamalara maruz kaldı. 
Market ve bakkala giden vatandaş satın aldığı ürüne gelen zammı gördüğünde ilk tepkisini dolardaki artışı tetikleyen ABD başkanı Trump’a ya da ithalatçıya değil doğrudan market sahibine veya bakkal amcaya gösterir.
Doğru mudur? Hayır.
Nedenini konunun başından itibaren ele alarak şöyle izah edelim;
ABD doları dalgalanmaya başladığından beri piyasalar sürekli bulanıyor. 
Dolardaki artışın ne getirip ne götüreceği şimdi iş dünyasının en çok merak ettiği konulardan biri.
Doların anormal artışı ile gelen zam yağmurunda herkes bir günah keçisi aradı ve buldu; 
Zamların sorumlusu ve suçlusu esnaf oldu.
Neden esnaf, günah keçisi olarak ortaya atıldı?
Çünkü piyasada üretimden başlayıp vatandaşa ulaşana kadar ki zincirin son halkası esnaftır.
Tüketici ile doğrudan muhatap o olur.
Gıda, tekstil, ayakkabı, elektrik ve elektronik eşya satıcıları, dolar zammında akla gelen ilk isimdir.

** 

Üretici, sanayici, ihracat ve ithalatçı dolarla gelen kriz dalgasına karşı önlem almaya çalışırken onları kimse görmedi.
Herkes dolar artışı ile gelen maliyeti üstünden atarken tüketici ile muhatap olan esnafın sattığı bu zamları ürünlerine yansıtması vatandaşı doğrudan ilgilendirdiği için ya da canını yaktığı için esnaf, krizin günah keçisi oldu.
Ve dolar artışında fırsatçılık yapan bazılarının zamları bahane ederek fahiş zam yapmaları da dürüst esnafın sırtına yüklendi

* * 

Son iki haftadır üretim tarafında hammadde tedarik sıkıntısı çekiliyor.
Kriz ortamlarında fırsatçılık yapan birçok firma, kısa vadeli yüksek kazanç elde etme kaygısıyla krizin daha da derinleşmesine neden oluyor. 
Otomotivden kalıpçılığa, beyaz eşyadan savunma sanayine kadar üretim yapılan her alanda bu fırsatçılarla karşılaşmak mümkün.
Üretim yapıp istihdam sağlayan; ihracat yapıp ülkesine kazanç getiren firmalar hammadde bulamıyor. 
Yükselen hammadde fiyatlarından daha fazla kazanç elde etmek için hammadde satışını durduran firmalar var. 
Bu tutum, hem güven ortamını sarsıyor hem de çok ciddi zararlar veriyor. 
Örneğin otomotivde fren diski üretecek olan bir firma hammadde (döküm malzeme) bulamıyor ya da kalıp üretecek olan bir şirket hammadde tedarik sıkıntısı çekiyor. 
Zaten dünyada fiyatlar artış trendinde, birde üstüne dövizdeki artış gelince, hammadde tedarikçileri mallarını, fiyat daha da artacak düşüncesiyle stokluyor. 
Son 2 haftadır bunu yaşanıyor. Birçok sektörde hammadde yok. Bunların çoğu da ithalatçı firmalar.

** 

Keza aynı şekilde dolar artışını bahane ederek sattığı ürünlere fahiş zam yapan kötü niyetli esnaflarda maalesef bir gerçek. 


** 

Küresel ekonomik sisteme entegre olduğumuz günümüz dünyasında eski 3 rakamlı kar oranları artık tarihe karıştı. 
Şimdi neredeyse her sektörde kar oranları kuruşlarla ifade ediliyor. 
Şirketlerin çok olduğu bir alanda yüksek rekabet nedeniyle kar oranını düşük tutan şirketler de rekabet üstünlüğünü korurlar.
Gerçek bir maliyet hesabı için kendimize dürüst olmamız gerekiyor. 
Müşteri ilişkileri çok önemli, müşteri hayatımızda uzun vadeli bir oyuncu. 
Neden? 
Uzun vadeli müşteri her zaman fazla kar getirir. 
Maliyet ve ürün hesaplaması çok önemli.
Hırsına yenik düşebilecek olan üretici ve ihracatçı ve satıcı uzun vadede kaybeder.
Kimse ekonomik kriz var diye temel ihtiyaçlarından vazgeçmiyor. 
Kriz var diye günde 3 öğün yemeği ikiye indirmiyor. 
Kriz var diye giyim ihtiyacını ertelemiyor.
Dolar ve faiz artıyor diye kimse mevcut işini bırakmıyor.
Çünkü hayat devam ediyor.
Kim hangi alanda faaliyet gösteriyorsa o alanda işine bakıyor.
Ekonomik ya da siyasal kriz var diye zorunlu temel ihtiyaçlarımızdan vazgeçmediğimiz gibi onları ortalık sakinleşinceye kadar da erteleyemeyiz
Zorunlu temel ihtiyaçlar ekonomik ve sosyal kriz dinlemez. Açlık, susuzluk, tuvalet gibi bedensel ihtiyaçları ertelemeyi kimse aklına bile getiremez.
Onları giderene kadar da ihtiyaçlar senin peşini bırakmaz. 
Sürdürülebilir, sağlıklı ekonomilerin motoru temel ihtiyaçların giderilmesine yönelik üretimlerdir. 
Çünkü zorunlu temel ihtiyaçlar ertelenmez ve ekonomik hayat devam eder.

** 

Aslında dolar dalgalanmasında herkes bu dalgayı üstünden atacak birilerini buluyor.
Ve bütün yük son durakta bekleyen tüketici dediğimiz
vatandaşa yükleniyor. 
Onun bu dalgayı atacağı yeri yok.
Olmadığı için ya boğuluyor ya da azgın zam dalgalarında hayatta kalma mücadelesi verirken temel ihtiyaçlarından taviz vererek epey zayıflıyor.
Ve her krizin gerçek tek mağduru vatandaş oluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner16

banner15

banner21